Hangisi daha zararlı genleriyle oynanmış hayvanlar mı kimyasallı yemler mi?

İkisi de insan sağlığına çok zararlı şeyler ama bana sorarsanız kimyasallı yemler çok daha fazla zararlıdır.

İkisi de insan sağlığına çok zararlı şeyler ama bana sorarsanız kimyasallı yemler çok daha fazla zararlıdır.

Tavukların genleriyle ne şekilde oynanmıştır?
Buna açık ve kesin deliller yok. Laboratuar ortamında genlere müdehale edilip genleri değiştirilmiş hücrelerden yeni tavuk cinsleri elde edilmiş olsaydı, bu durumda özellikleri nesilden nesile hiç değişmeyen bambaşka tavuk cinsleri olurdu. Ama bildiğimiz, görebildiğimiz kadarıyla verimli özellikleri tek nesil için geçerli hibritler var. O halde bunlara GDO’lu tavuk denemez. Bunlar ne cins olduğu gizli tutulan ve/veya patent hakları alınmış cinslerin birbirleriyle melezlenmesiyle elde ediliyor. Demek oluyor ki tavukların genleriyle oynanması daha doğal yollardan olmaktadır; o yollar ise farklı cinslerin melezlenmesidir. Bunu iki ayrı amaç için şöyle düşünebiliriz:

1- Etlik cinslerin kökeninde Hint tavukları vardır. Bazı Hint cinslerinin çok kas geliştirmeleri, çok obur olup kilo sorunlarına maruz kalma özellikleri vardır. İngilizlerin geliştirdiği Cornish Rock hibritleri beyaz Cornish ile Plymouht Rock cinslerinin karışık usullerde hibritlenmesi ile ortaya çıkıyor. Cornish tavukları genlerinde ağırlıklı olarak Hint özellikleri taşır. Cornish’in beyazını nasıl elde ettiklerini bilmiyorum. Böylece belirli cinsler melezleştirilip ayrı ayrı dişi ve erkek civcivler elde edilir. Bu dişiler ve erkek civcivler damızlık olarak başka ülkelere satılır. Bunlar büyütülüp çiftleştiriliyor. Bunlardan elde edilen yeni nesil hedefteki etlik cinstir yani Cornish rock’tur. Çok hızlı büyürler. Çok obur olurlar. Ama bu etlikler sağlıklı bir şekilde büyütülse, çiftleştirilse, onların civcivleri aynı verimlilikte olamıyor. Demek ki bunlar GDO’lu değiller, yani genleriyle laboratuar ortamında oynanmış denemez.

2- Yumurta hibritleri de yumurta verimleri yüksek başlıca iki ayrı safkan cinsten elde edilir. Koyu renk horoz ile beyaz veya beyazı çok olan tavuk çiftleştirilirler, onların civcivlerinin dişileri hedefteki yumurta tavukları olur. Bunlarda hibrit yöntemi çok kolay (örnek: » Golden Comet). Ama yine yukarda anlattığım etliklerde olduğu gibi bu hibritler de kendi aralarında çiftleşseler sonraki nesil aynı verimlilikte olamıyor. Öyleyse bunlar da GDO’lu değil.

Esas sorun kimyasallı yemlerde!

Kimyasallı yemlerin etliklerdeki “insan sağlığına” zararlı yanları:
Etlik civcivlerin obez özelliklerini arttırır. Kısa zamanda semirmeleri için günün neredeyse tümünde ışıklı ortamda yem yemeleri sağlanır. Fakat bünye ve biyoritm ışık olsa bile gün içinde uzun süreli uykuya ve dinlenmeye ihtiyaç duyar. İşte bunu problem gören paragöz yavurlar “civcivler uyumasın, bünye dinlenme ihtiyacı duymasın” diye gereğini düşünmüşler, etlik civciv yemlerine biyoritmi şaşırtan, uyutmayan özellikli maddeler katmışlar. Dahası: Metabolizma o kadar çalışmayı kaldırabilsin diye etlik civciv yemine ayrıca başka türlü kimyasallar da katmışlar.

Sonuç: Etlik civcivler henüz 45 günlükken birkaç kiloluk dev civcivler haline gelir. Derhal kesip satışa sunarlar. Marketlerden alınıp yenen bu etler insanlara her türlü hastalıklara yol açar. Aynen etlik civcivlerde olduğu gibi: Obezite, uyku sorunları, kalp ve damar hastalıkları, panikatak, anksiyete bozuklukları, hormon düzensizlikleri sonucu oluşan her türlü hastalık vesaire. ABD’de çok sık tavuk yiyen herkes istisnasız olarak bu hastalıklara yakalanıyor.
Yukarda saydığım etkileri sağlayan kimyasal maddeler ne yazık ki artık buzağı, kuzu vesaire yemlerine de katılmaktadır.

Yumurta tavuklarına özel hazırlanmış yumurta tavuğu yemlerinin insan sağlığına zararı
Tecrübesi olanlar bilir ki Yılda 300, 350 kadar sayıda yumurtladığı söylenen tavuklar doğal şartlarda o kadar verimlilikte olamıyor. Bu imkânsız. Bahsedilen verimlilik ancak özel şartlara sahip “kapalı” yumurta üretim çiftliklerinde olmaktadır.

Özel ışıklandırma yapılır. Böylece tavuklar bütün yıl boyunca haziran ayındaki gündüz süresi kadar günlük ışıkta tutulur. Istmada da denge sağlanılır. Tavuklar hep aynı ışık ve ısı sayesinde sonbahar geldiğini anlamaz, tüy yenilemesi yaşamaz ve yumurtadan kesilmez.

İş bununla bitmiyor. Işıklandırma tek başına yeterli değildir. Nitekim herkes bilir ki tavuklar haziran ayında bile yumurtlamaya ara verebilir. Peki o çiftliklerde tavuklar niçin yumurtlamaya ara vermemektedir?

Tavukların haziranda bile yumurtlamaya bir süre ara vermesi bünyedeki gençleşme, yenilenme faaliyetleridir. Yumurtlama tavuğun bünyesinde var olan bütün faydalı elementleri, vitaminleri vesaireyi tüketir. Yumurtlayan tavukların çok iyi bir şekilde gıda alması şarttır. Bir süre yumurtladıktan sonra tavuklar bir süre ara verir ve bünyelerindeki eksiklikler, tahribatları güzel bir şekilde onarılır.

Yumurta üretim çiftliklerinde ise tavuk bünyesini aptallaştıran, biyoritmi devre dışı bırakan kimyasallı yemler kullanılıyor. Böylece o kimyasallı yemlerdeki tüm vitamin protein mineral gibi şeyler yumurtalara geçiyor. Tavuk bünyesi çok az nasipleniyor ve hızla yıpranıyorlar. Bir yılda veya en fazla iki yılda o tavuklar bitmiş olur. Iskartaya ayırırlar yerlerine yenilerini koyarlar.

Fakat… Kimyasallar bir şekilde yumurtalara da geçer ve o yumurtaları yiyen insanlara da geçer. Her kim o yumurtalardan çok sık yerse uyku düzensizliği, anksiyete bozuklukları, sebepsiz yorgunluk halleri, iç sıkıntısı, sersemlik ve çok daha kötüsü hormon düzensizlikleri gibi birbirinden kötü rahatsızlıklara yakalanır.

Peki madem kimyasallı yemler bu kadar zararlı, öyleyse ne yapmalıyız?
İmkanınız varsa tavuk besleyin. Kimyasallı özel tavuk yemlerinden kullanmayın. Tavuklarınızı sağlıklı besleyin. Tavuk besleme imkanınız yoksa, doğal eski usullerle tavuk yetiştirenlerden tavuk eti ve yumurta alın başka yerlerden almayın.


Kategori: Sektörel-Ticaret Tarih: 26 Haziran 2011

Etiketler: |


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.