Hibritten amaç Patent

O şeytanlar dile getirmeseler de tavuk eti ve yumurta sektörleri petrol kadar büyük para kaynaklarıdır, tabii kendi menfaatleri için başvurdukları hileler ile. Yoksa tavuk yetiştirmek dünyanın her yerinde büyük bir kolaylıkla yapılabilecek bir iştir. Bu yazımı sonuna kadar okuduğunuzda hibritçilerin ne kadar yalancı olduklarını ve tek dertlerinin “kendilerine daha fazla ve kesintisiz para kazaandırmak” olduğunu çok iyi anlayacaksınız.

O şeytanlar dile getirmeseler de tavuk eti ve yumurta sektörleri petrol kadar büyük para kaynaklarıdır, tabii kendi menfaatleri için başvurdukları hileler ile. Yoksa tavuk yetiştirmek dünyanın her yerinde büyük bir kolaylıkla yapılabilecek bir iştir. Bu yazımı sonuna kadar okuduğunuzda hibritçilerin ne kadar yalancı olduklarını ve tek dertlerinin “kendilerine daha fazla ve kesintisiz para kazandırmak” olduğunu çok iyi anlayacaksınız.

Hibritten maksat patenttir. Patent, yumurta ya da et üretiminde piyasada rakip istemeyen aç gözlü pisliklerin bir hilesidir. Tekelcilikle bile doymayan iğrenç kapitalistler patent ile kendilerini iyice sağlama alırlar.

Güya hibrit tavukların nasıl oluşturulduğunu hibrit üreticileri sır gibi saklıyormuş. Gerçekte hiçbir şeyi saklayamazlar. Öyle olsaydı patente ne gerek kalırdı? Yapmak isteyen çok daha iyisini yapabilir. Onun için hibrit cinsleri icat edenler hemen patent alır.

Patent sahibi olmak gerçekten hak mı adalet mi?
Başka meselelerde emin değilim ama canlı hayvanlarda dinimizce patente izin yok. Sonuçta Allahın nimetleri söz konusudur. Allah nimetlerini bütün insanlara ortak kullansınlar diye vermiştir. Allahın nimetlerini beğenmeyen, daha fazlasını isteyen, “Daha fazla zengin olayım, kısa zamanda daha çok para getiren özel cinsler oluşturayım patent alayım benden başka kimse onlardan benim kazandığımdan fazlasını kazanamasın.” diye düşünenler dinden imandan çıkmış şeytanlardır.

İslam dininde Allahın nimetleri üzerinde hiç kimsenin patent sahibi olmasına izin yoktur. Allahın nimetlerinden istifade edilmesinde, onlardan kâr sağlamada TEKEL’ciliğe İslam dini izin vermez.

Hibritler olmasa yumurta ve tavuk eti yiyemeyecek miyiz?
Kendi yerli cinslerimiz ve üretici köylülerimiz sayesinde çok daha sağlıklısını yeriz. Yeter ki köylülerimize izin verilsin ve yol gösterilsin.

Esas olay seri üretim rekabetçiliğinde patent sayesinde kendilerini önde tutmak.
Yukarda da dediğim gibi, hibritlerin sır gibi saklanılacak bir formülü yok. Yapmak isteyen daha iyisini bile yapabilir. Nitekim bizim Atak vb. hibritlerimiz “Golden Comet” hibritlerinin daha iyi nitelikli taklitleridir. Anlayın artık. Gerçi bizdeki köy tavuğu cinslerinin yumurta veriminde onlardan geri kalan bir yönü yoktur. Dahası, yumurta üretim tesislerindeki şartlarda İSTİSNASIZ her cins tavuk devamlı yumurtlar. Hibritlerden amaç Patent’tir. “Bu hayvanlar üzerinden benden başkası benden daha fazla kazanç sağlayamasın” fikridir.

Hibrit yumurta tavuklarının başlıca özellikleri, yumurtalarının iriliği, bedenen küçük yapılı olup az yer kaplamaları, ağır sömürüde çabuk yıpranmayacak dayanıklılığa sahip olmaları, yediği her şeyin yumurtaya gitmesi, yağ bağlamamaları ve yem masrafının az olması gibi şeylerdir. Yardımcı başka bir şey de kimyasallı yemlerdir. Ve yüksek verimde esas faktör her zaman en az 14 saat ışıklandırma yapılmasıdır.

Vatana faydası mı var?
Sadece kendi ceplerini düşünürler. Eğer kendilerinin muazzam büyük kârları olmasaydı yumurta işini kesinlikle köylüye bırakırlardı. Biz de bugün son derece sağlıklı köy yumurtaları yiyor olurduk.

Etlik tavukta dışa bağımlılık?
Bu da yine içimizdeki hainlerin bir pisliği. Köylüye üretim için yol gösterseler dışarıdan etlik hibrit ithal etmemize hiç gerek kalmaz. Ama kapitalist devlet köylüye yol göstermez, birtakım seri üretimci tekelci zihniyetlerle işbirliği yapar. Bütün dünyada ve yurdumuzda patentsiz çok sayıda tavuk cinsi olduğu gibi, bizim insanımıza yol gösterilseydi köylülerimiz çok daha iyisini başarabilirlerdi. Dolayısıyla yumurta ve tavuk eti alanında hiçbirzaman dışa bağımlılığımız olmazdı. Ama vatan ve millet hainleri devlet kademeleri içinde her zaman büyük yetki sahibi olmuşlardır.

İngilizlerde tavuk eti ve yumurta sektöründe her şeyi köylüler ve horoz dövüşü meraklıları başlatmıştır. Bizde hiç de öyle bir gelişim olmadı. Atatürk “Köylü milletin efendisidir” demiş ama o söz ağzından çıkmakla kalmış. Kim bilir belki de o sözü İngiliz köylüleri için söylemişti(!) Atatürk’ün ölümüyle birlikte, onun başlattığı her şey, kurduğu her kurum sadece birtakım kansızların devletten para tırtıklamasına araç olarak kalmıştır. Yakın bir zamana kadar kasıtlı olarak hiçbir şey başaramayan Tavuk Araştırma Enstitüsü de öyle idi. Ama şimdi yine emin ellerde değil, kapitalistlerin elinde.

Kapitalizmin ana felsefesi: Sen üretme, gel benim kölem ol benim üretim tesislerinde bana hizmet et!

Devletimizin şu andaki sistemi kapitalizmden ve kapitalsitlerden yanadır.


Kategori: Haber - Bilgi, Sektörel-Ticaret Tarih: 21 Şubat 2011

Etiketler:

'Hibritten amaç Patent' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Kerem - Kocaeli dedi ki:

    70 milyonluk ülkeye köylünün ürettiği tavuk etiyle yumurtası yeter mi? Üst tabaka yine yer doğalından ama halk şimdiki gibi alabilir mi bunları düşünmek lazım.
    ***
    Öncelikle, böyle önemli bir konuda kendi fikrinizi yazdığınız için teşekkür ederim.
    Elbette bir anda olabilecek şey değil. Yazımdaki ana fikir herhalde iyi anlaşılmıyor. Taaa Atatürk’ün ölümünden beri beri süregelen çirkinlikleri dile getirdim.
    Nüfüsumuz 75 milyona yakın. çoğunluk kırsal kesimlerde yaşıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu köylülerimizin büyük kısmı hiçbir şey üretemiyor gidip başka yerlerde işçilik ırgatlık yapıyor. Türkiye’nin neredeyse her yeri açıkta tavuk yetiştirmeye bile uygunluk bakımından iyi kalitede. Bu özelliğiyle dünyanın eşine az rastlanır birkaç ülkesinden biri. Üstüne basa basa tam bir eminlikle derim ki bizim seri üretim tesislerine hiçbir şekilde ihtiyacımız yok. Köylülere yol gösterilse hatta organik tavuk eti ve yumurtası ihracatında çok ciddi anlamda dış gelir elde ediyor bile olabilirdik. Sadece tavukçuluk alanında değil mesela yeraltı zenginliklerinin, birçok madenlerin işletilmemeleri için, Türkiyenin gelişmemesi için içimizdeki vatan ve millet hainlerinin kapitalist ve siyonist devletlerle yaptıkları anlaşmalar var.
    Türkiye çok büyük bir ülke. Sırf marmara bölgenin yarısını düşünün, Hollanda ve İsrail’i bir araya getirsek anca o kadar yer kaplarlar. Buna rağmen bu iki ülkenin tarımın tüm alanları bir yana sadece süs bitkisi üretip sağladığı dış gelirleri bile bizim her şeyimizle elde ettiğimiz dış gelirden çok daha fazla. Biri bir çol ülkesi, biri Avrupada soğuk, güneş görmeyen bir ülke. Bütün bunları iyi düşünelim.
    Çok öğündükleri Atak vb. hibritleriyle zengin olmak için bütün Türkiye çapında kuş gribi bahanesiyle yaptıkları tavuk imha çalışmaları da unutulmamalı. Amaç birkaç kapitalist kişi malı götürsün, sadece buydu. İç pazarda yeterince zenginleştiler şimdi dünyaya açıldılar. Vatan millet hayrına yapmıyorlar. Eğer kendilerinin çok büyük kârları olmasa tavukçulukla hiç uğraşmazlar. Bu arada, kuş gribi bahanesiyle yapılan katliamlar yüzünden tavukçulukla geçinen çok kişi işsiz kaldı çok ocak battı.
    Kısaca kapitalistler tekelcilikle devleşiyor. “Sen üretme, bize köle ol bize hizmet et.”

  2. Yusuf - Sakarya dedi ki:

    Evet bu kuş gribi ile çok büyük bir günah işlediler milyonlarca tavuk israf oldu. Allah belalarını verir bu kuş gribi meretini ortaya çıkaranların. Hadi israfı koy bir kenarı milyonlarca tavuk bildiğin aynı bir mal taşırlar gibi taşıdılar. Arkadaşlar bunlar da can taşıyor, yazık günah insafsızca şerefsizce katledildiler. Onlar bir canlı onlar olmasa var ya halimizi köpekler yemez onlarsız hayatta kalamayız. Ama Ali abimizin dediği gibi gözü dönmüş bunların tamam Rabbimiz hayvanları bizim hizmetimize yaratmış ama eziyet edersek var ya öbür tarafta hesap veremeyiz. Arkadaşlar eğer bahçeniz varsa besleyin o kadar sevabı varki elinize bakıyor hayvan ve bu yaptığınız sevaba kulda razı olur Allah da razı olur ve emin olursunuz ki kendi beslediğiniz tavuğunuzun yumurtasını içiniz rahat bir şekilde yersiniz. Şimdiden okuduğunuz için teşükkürler.

  3. admin dedi ki:

    İlk ben okudum. Allah razı olsun. Tavuklar Allahın insanlara vermiş olduğu hayvani nimetlerin en büyüğü. Çünkü örneğini her yerde görüyoruz. Tavuklar ineklere koyunlara benzemez. Fakirler bile edinebiliyor, hem köy yerlerinde beş kuruş masraf bile çıkarmıyorlar. Onlar gider rızkını bulur, size dünyanın en zengin gıdalı yiyeceği yumurtayı hediye eder. Var mı böyle bir nimet? Ama insanlarımız, güya müslüman kişiler, bu mübarek hayvanlara her türlü çirkefliği yapıyor. Allahın mübarek nimetlerine karşı takındıkları bu alçakça “şerefsizlik” yanlarına kalmayacak. Nankörlüklerinin hesabını Allah onlardan en acı şekilde soracaktır. Bu dünyada ise ne zaman ne olacağı bilinmez, o da ayrı bir mesele. Her an kendilerini rezil rüsva bulabilirler.

  4. Yusuf - Sakarya dedi ki:

    Yazımda bir kusur mu vardı? Silmişsin de..
    ***
    Bilmiyorum. 20 tane karmakarışık şeyler sildim seninki de arada gitmiş olabilir. Bir teşekkürün vardı onu soruyorsan mesajı teşekkürü aldım. Ben de teşekkür ederim. MSN gibi çetleşme yeri olmadığı için sadece konu ile birebir sorular – yorumlar olmalı. Çünkü site kaldırmıyor. Takılmasın durmasın diye ne sıkıntılar çekiyorum bilemezsin.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.