Zulümler ne zaman gerektiği gibi gündeme gelecek?

Tarih: 26 Temmuz 2011

Kapalı kavuk çiftliklerinde ve kapalı yumurta üretim tesislerindeki insanlık dışı iğrenç rezaletler

Tavukçuluk sektörü ile ilgili iğrenç gerçeklerden biri Zaman Gazetesi’nde ve Sabah Gazetesi’nde konu edildi. Ancak, bunların nasıl bir insanlık anlayışı varsa o dehşetin içinde bütün yaşam hakları en çirkin şekilde sömürülen hayvanlardan hiç bahsetmemişler. Yüzlerce metre ötedeki insanlar o çirkin kokuya tahammül edemiyorsa tavukların ne kadar dehşetli zulüm gördüklerini tahmin edebilirsiniz.

Zaman gazetesi tavuklardan bahsetmemiş, içeri girip zulmün resimlerini çekmemiş ama en azından konuyu gündeme taşımışlar. İnşallah gözü pek, mert, yiğit, helal süt emmiş gazeteciler çıkar da özellikle yumurta çiftliklerindeki büyük rezaletleri fotoğraflarla belgeleyerek halkın gündemine taşırlar.

Ben yine bu vesileyle bir kez daha bahçesi olan herkesin 4 – 5 tavuk beslemesini ve marketlerden kesinlikle yumurta almamalarını tavsiye ederim. Ayrıca, tavuk besleyen tanıdıklarınız varsa ve tavukları doğal yiyeceklerle beslediklerinden eminseniz yumurta ihtiyacınızı onlardan karşılayın. Marketlerdekinden daha pahalı olsa bile onlardan alın. Bunu imanımızın gereği olarak yapmak zorundayız. Eğer müslüman isek, eğer Allah’a iman ediyor isek hayvanlara yapılan zulümlere hiçbir şekilde ortak olmamamız şart.

Zaman gazetesindeki haber için buraya tıklayın:
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1162206&title=bu-koyde-herkes-maskeyle-geziyor

Ve şu haberi de internetten buldum, yine tavuklara yapılan zulümden bahsetmemiş çevreye yayılan şiddetli pis kokudan bahsetmişler:
http://www.ozgurkocaeli.com.tr/yazi/tavuk-ciftliginden-kotu-koku-geliyor-24181.htm

Aşağıdaki üzücü resimler dış basındandır. Ülkemizde gazetecilerde insanlık henüz o kadar ilerlemedi. Böyle gerçekleri gündeme getirmezler.

kapalı yumurta çiftlikleri
Kapalı alanlarda tavuklar nasıl binlercesi bir arada görüyorsunuz. Asla güneş görmeden, ayakları toprağa değmeden hayatları geçiyor.

Yumurta tavuklarına çektirilen azap
Yukardaki resimde pisliği daha net görebilirsiniz. Daima şiddetli pis kokular ve ciğerleri yakan amonyak gazı hakimdir.

Pis koku ve amonyak zarar vermesin diye maske
Yumurta üretim çiftliklerinde çalışanların pis kokudan ve amonyaktan zarar görmemeleri için maske taktıklarını görüyoruz. görevli kişi şiddetli iğrenç koku üstüne sinmesin diye ayrıca özel kıyafet giyinmiş..

Açıkta tavuk yetiştiriciliği
Olması gereken budur. İster etlik amaçla ister yumurta üretimi amacıyla olsun, tavuk yetiştiriciliği bu şekilde olmalıdır.

Pis koku ve amonyak zarar vermesin diye maske

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
3- Yazılarım izinsiz olarak birçok web sitelerinde yayımlanmaktadır. Lütfen kaynak belirtmeyenleri uyarınız. Tüm yazılarım kendi tecrübelerimin ve araştırmalarımın eseridir.

Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:

  1. Şener / İstanbul diyor ki:

    Öncelikle Herkeze Selam ederim. Konu ilgimi çekti ve birkaç kelime de ben yazmak istedim. Ve bir yazıda okuduklarımı burada paylaşmak istiyorumki, ibretlik gerçeklerden hepimizin haberi olsun…

    “Hz. Peygamber, hayvanların ve kuşların korunmasını, onlara
    eziyet edilmemesini, temizlik ve bakımlarının yapılmasını, yaratılışlarına
    uygun işlerde kullanılmasını, fazla yük yüklenmemesini, av yasağı koyarak
    rast gele eğlence için avlanılmamalarını emretmiştir. Bir gün etrafında
    oturanlar şu hikayeyi anlatmıştı:

    Yolda gitmekte olan birinin susuzluğu arttı. Hemen bir kuyuya inip
    suyundan içti. Çıkınca, susuzluktan dilini çıkarıp soluyan ve rutubetli
    toprak yalayan bir köpekle karşılaştı. Adam kendi kendine, ‘bu hayvan da
    benim gibi susamış’ deyip kuyuya indi. Mestine su doldurdu. Mestini ağzıyla
    tutup çekti, köpeği suladı. Bundan dolayı Allah bu kulunu övdü ve
    günahlarını bağışladı.”
    Bunun üzerine arkadaşları:
    “Hayvanları sulamakta bize de sevap var mıdır?’ diye sorduklarında
    Rasulullah şöyle cevap verdi:
    “Yaşamakta olan her canlıyı sulamakta sevap vardır.”[41]
    Hayvanlara kötü davranmayı yasaklayan Peygamber Efendimiz, “Bir kadın,
    bağlayıp yemek vermediği ve yer haşerelerinden yemesi için serbest
    bırakmadığı kedi yüzünden cehenneme girdi.”[42] diyerek bu konuda bizleri
    uyarmıştır.
    Peygamber Efendimiz, çalıştırılan hayvanlara, insanlar gibi dinlenme hakkı
    vermiş ve yolculuk sırasında yapılan dinlenmelerde öncelikle hayvanların
    ihtiyaç ve istirahatlerinin sağlanması vurgulanmıştır. Sahabeden Enes b.
    Malik bize şu hikayeyi anlatmaktadır: “Biz bir konaklama yerine geldiğimizde
    hayvanların yüklerini çözüp (onları istirahate terk etmeden) namaza
    başlamazdık.” [43]

    Görüldüğü gibi, İslam dini hiçbir canlıya eziyet ve işkence edilmesine
    izin vermez. İnsan olsun, hayvan olsun her canlının kendine göre hakları
    vardır. Bu haklara saldıranlar ve uymayanlar devlet tarafından, bu mümkün
    olmazsa ahirette Allah tarafindan cezalandırılır. Bu gerçeği şu
    sözleriyle ifade etmiştir: ” Şu bir gerçektir ki, öteki hayatta hak
    sahiplerine bütün haklarını ödeyeceksiniz.Hatta boynuzsuz koyun kendisine
    vuran boynuzlu koyundan kısas yoluyla hakkını alacaktır.”[44]

    Hz. Peygamber’in bu tavır ve tavsiyelerinin tarih boyunca Müslümanlar
    üzerinde çok etkili olduğu görülmektedir. Hz. Peygamber’den aldıkları bu
    bakış açısıyla hareket eden Müslümanlar herkese karşı merhamet ve hoşgörüyle bakmışlardır. Düşmanlarına bile işkence etmemişlerdir. Başka din ve inanç sahipleri Müslümanlar arasında huzur içinde yaşamışlardır. Bu merhamet, sevgi ve hoşgörü medeniyetinden hayvanlar da nasibini almıştır. Ayrıca hayvanlara iyi davranmanın insani cennete, kötü davranmanın ise, cehenneme girmesine sebep olabileceğini de yine bizzat Hz. Peygamber (SAV)’in hadislerinden anlıyoruz.”

    (alıntıdır)…

  2. admin diyor ki:

    Şener bey ilginize teşekkür ederim ama bu sitede hiçbir alıntı yazı bulunmaması gerekiyor. Hele alıntı için kaynak belirtilmemişse bu hiç doğru değil. İslami bir mesele olup yazı altı yorum bölgesinde olduğu için bu seferlik iki günlüğüne bırakıyorum.